MAGAZİN TV

Bu bir magazinTV yapımıdır.



MAGAZİN TV

Magazin Mahkemesi
Şenay akay transparan olayı


Mahsun film modası başlattı

ÖZCAN Deniz, sinema hayalini hayata geçireceğini açıkladı. Son dönemde oyunculuğuyla ön planda olan Deniz, uzun süredir üzerinde çalıştığı film projesini bu yaz çekecek. Deniz’in kendi filmini çekmesi, Prestij Müzik döneminden arkadaşı olan Mahsun Kırmızıgül’ün bu konudaki başarısını örnek aldığı yorumlarına neden oldu. Deniz’in yanı sıra Fadik Sevin Atasoy da kendi filmini perdeye taşıyacak.

Yorum (yok) Yorum yaz!

'Karım yaparım ulan seni'


'Maskeli Beşler Kıbrıs'ta' filminin setinde, Şafak Sezer ile Peker Açıkalın arasında kavga çıktı.

'Maskeli Beşler' serisinin ikinci filminde tartışma yaşayan Şafak Sezer ile Peker Açıkalın arasındaki ipler, önceki gün tamamen koptu. İkili, 'Maskeli Beşler Kıbrıs'ta' filminin İstanbul çekimlerinin bitmesine iki gün kala sette, herkesin gözü önünde büyük bir kavgaya tutuştu.

'Karım yaparım seni'

Sezer'in küfür etmesi üzerine 'Bu sette yönetmen yok mu bunu susturacak' diye bağıran Açıkalın, çok ağır bir karşılık aldı. Şafak Sezer'in 'Seni vurdurturum, karım yaparım ulan seni' diye bağırmasıyla olay büyüdü. Kavga bitmeyince, çekimlerin yapıdığı otelin yetkilileri olaya müdahale etti.

Otelden kovuldular

Yetkililerin müdahalesi işe yaramayınca, otel yönetimi çekimlerin durdurulmasını ve ekibin oteli terk etmesini istedi. Bunun üzerine ekibin son iki günlük çekimleri tamamlaması için yapımcılar devreye girdi ve gereken izin alındı. Ancak şimdi de kavga sonrasında seti terk eden Peker Açıkalın bulunamıyor.

'Sakin ol' uyarısı fitili ateşledi

Şafak Sezer ile Peker Açıkalın'ın arası, 'Maskeli Beşler Irak'ta' filminin galasında açılmıştı. Sezer, medyanın Açıkalın'a gösterdiği ilgi karşısında şaşırmış, oyuncuyu sakin olması için kendisini uyarmıştı.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Siz seviştiğimize bakmayın.

Sema Öztürk, "Avrupalı" filminde Cem Davran'la olan cüretkâr sevişme sahneleriyle ilgili ilginç bir açıklamada bulundu.


Siz seviştiğimize bakmayın. 'Avrupalı', basına yansıdığı gibi sadece güzel kızların rol aldığı, sevişme sahneleriyle dolu bir yapım değil. Filmin asıl derdi Yunanistan'la olan ilişkilerimiz ve Türkiye'nin Avrupa Birliği macerası.


"Avrupalı" filminde Cem Davran’la olan sevişme sahneleriyle gündemden düşmeyen genç oyuncu Sema Öztürk, "Oyunculuk kocaman bir okyanus yolculuğu gibi; bazen dev dalgalar ve fırtınalarla karşılaşabilirim... Benim asıl önemsediğim, gemimi limana yanaştırıp yanaştıramadığımdır..." diyor.
Biraz geçmişinizden bahseder misiniz?
- 1976 İstanbul doğumluyum. Çavuşoğlu Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat bölümünde okudum.Kral TV’de VJ’lik yaptım, ’Şaka Gibi’ programının sundum ve "Kara Melek", "Ruhsar", "Hacı" gibi başarılı dizilerde rol aldım.


Sunuculuktan oyunculuğa transfer oldunuz değil mi? - Evet, birçokları bilmez ama ben önce Kral TV’de sunuculuk yaptım daha sonra da "Kara Melek" dizisinde oynadım. Dizinin kadrosuna son sene dahil oldum. Sanem Çelik ayrılmıştı ve o dizide birçok bölümde rol aldım. Daha sonra "Ayrılsak da Beraberiz" dizisine dahil oldum. Aslında benim birçok dizide bölüm oyuncusu olarak da maceram var. Örneğin "Ruhsar" dizi bunlardan birisi. Ve sonra tiyatroyu denemek istedim. Büyük yankı uyandıran "Erkekler Ne İster" adlı tiyatro oyununda rol aldım. Bir ara "Şaka Gibi" programını sundum.
İktisat mezunusunuz, neden oyunculuğu seçtiniz?
- Üniversite yıllarında para kazanmak için televizyonda çalışmaya başladım. Harçlığımı çıkarıyordum ve yavaş yavaş popüler olmuştum. Aslında ben okuduğum bölümle ilgili kariyer yapmak istiyordum hatta bir bankaya girdim ama sadece 10 gün çalışabildim. O ortam bana göre değildi. Küçük bir ekrana bakıp rakamlarla uğraşmak istemedim. Yaratıcı, sanatçı ruhumla bu hayatta var olmak benim için daha önemli.
Ve asıl patlamayı da "Hacı" dizisinde yaptınız...
- Evet, "Hacı" çok kaliteli bir diziydi. Sevil adında ihtiraslı, tehlikeli bir kadını canlandırdım. Dizide hem Fikret Kuşkan’la ilişkim vardı hem de Milli Savunma Bakanı ile ihale bağlamak için görüşüyorum. Sevil, gözü kara, güç ve iktidar hırsı olan bir kadındı. "Hacı" benim için oyunculuk adına çok iyi bir deneyim oldu. O dizide birçok usta isimle kamera karşısına geçtim.
Oyunculuk sizin için profesyonel bir iş mi yoksa bir yaşam biçimi mi?
- Oyunculuk kocaman bir okyanus yolculuğu gibi; bazen dev dalgalarla bazen de fırtınalarla karşılaşabilirim ama bunların hiçbiri beni yıldırmayacak çünkü benim asıl önemsediğim, gemimi limana yanaştırıp yanaştıramadığımdır.
.

YALANI HİÇ SEVMEM

Örnek aldığınız, idolüm dediğiniz oyuncular var mı?

- Oyunculuk adına küçük bir çentik atmış, emek vermiş, bugün hayatta olan ya da olmayan tüm oyuncuları ustam olarak kabul ediyorum ve bunu çok değerli sayıyorum. Çünkü benim oyuncu olmamda hepsinin bir katkısı var.

/_newsimages/3853876.jpg Nasıl bir kişiliğe sahipsiniz desem...

- Çok sıcak kanlıyım, yeni tanıştığım bir insana sıcak davranarak onu sınarım. Daha sonra ilişkimin temellerini atarım. Nankör insanları hiç sevmem ve yalanı asla affetmem.

Sizi çok fazla gece hayatının içinde görmüyoruz...

- Medyatik olmak, barlardan çıkarken fotoğraflarımın çekilmesini arzulamıyorum. Ne yazık ki, televizyon ve sinema dünyasında büyük egolar var. Hepsi ego savaşı içinde. Ben bu savaşın içine girmek istemiyorum. Zaten dostlarım ve arkadaşlarım da bu camiadan değil. Benim tek bir derdim var o da işimde başarılı olmak. Ailemin benimle gurur duymasını istiyorum.

Biraz da son projeniz "Avrupalı" filminden konuşalım...

- "Avrupalı", çok ilginç bir film. Basına yansıdığı gibi sadece güzel kızların rol aldığı, sevişme sahneleriyle dolu bir yapım değil. Tabii demin saydığım temalar da var ama filmin asıl derdi çok farklı.

Nedir filmin asıl derdi?

- Film, bir aşk hikayesinin özelinde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme macerasını anlatıyor. Filmin çekimleri çok zor şartlarda yapıldı. Dışarda sıcaklığın 35 derece olduğu gün tarihi Cağaloğlu Hamamı’nda yaptığımız çekimleri hiç unutamam. Bayağı terledik o gün. "Avrupalı"nın absürd, sıra dışı bir mizah anlayışı var. Siz o sevişme sahnelerine bakmayın biz Ermeni meselesini de Türk-Yunan ilişkilerini de ele alıyoruz. Kısacası keyifli, matrak bir film çektik.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

- Bugüne kadar hep güzel projelerde yer aldım. Umarım bundan sonra da öyle olur. Çalıştığım herkese çok teşekkür ediyorum. Hürriyet

Yorum (yok) Yorum yaz!

Aşağılık kompleksimizden kurtulmamız lazım

 Mustafa Altıoklar, Business Channel’da yayınlanan “Seans Arası” programında Nezahat Doğan’ın konuğu oldu.

Sinema konuşacakken öncelikle gündemde var olan Kuzey Irak konusunda bir iki sözü olduğunu belirten Altıoklar; “ABD’nin Irak’a girmesi meşru da Türkiye’nin girmesi mi gayrimeşru. Ben şunu anlayamıyorum bu nasıl bir zihniyet Irak bizim komşumuz değil çok uzağımızdaki ABD artık bizim komşumuz. Bizim komşumuzun haklarını savunmaya hakkımız yokta km’lerce uzaktan ABD’nin gelip bombalamaya hakkı var. Aslına bakarsanız bu Emperyalist ülkelerin istikrar getireceğiz ülkelere girmeleri 150-200 sene öncelere dayanıyor. Ama ne özgürlük , ne istikrar hiçbir şey getiremiyorlar. Amerika uzun yıllardır süren bir alışkanlığını hala Irak’ta devam ettiriyor” dedi.
Ülkemizin dış politikasında aksayan yönleri değerlendiren ünlü yönetmen, konuyla ilgili görüşlerini şu şekilde dile getirdi: “Türkiye’nin dış politikası çok kişilikli olmalı her şeyden önce. Şu üzerimizde gereksiz yere bulunan aşağılık kompleksimizi atmamız gerekiyor. Biz Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 80 yıl önce sıfır bir ülkeydik. Hiçbir şeyimiz yoktu. İnanabiliyor musunuz bir tane mühendisimiz vardı. 80 yılda nereden nereye geldik! Bunun farkında olup şu aşağılık kompleksimizden kurtulmamız lazım!


Mustafa Kemal Atatürk'ün filmini çekmek istiyorum
Türkiye gündemine uygun bir film çalışması yapmak istediğini belirten Mustafa Altıoklar; “Ben Mustafa Kemal Atatürk’ün filmini çekmek istiyorum” dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti: “Nereden nerelere geldiğimizi görmek için. Cumhuriyet ilk kurulduğunda neredeydik. Şimdi neredeyizi göstermek için! Bakın Osmanlı İmparatorluğu döneminde eğitimli kadrolar Rumlar, Ermeniler ve Yahudilerden oluşuyordu. Halkın refahını ve güvenini sağlamak için asker konumunda da Kürtler ve Türkler bulunduruluyordu. Türkler ve Kürtler eğitilmiyordu. Osmanlı çöktükten sonra Türkler bir cumhuriyet kurduklarında hepsi çok eğitimsizdi. Ama 80 yılda dünyada en çok üniversiteleri olan ülkeler arasında yerini almayı başardı. Bunu AB mi yatı? ABD mi yaptı? Hayır Türkiye kendisi yaptı. Tamam hala bir sürü açığımız, eksiğimiz var ama biz sıfır noktasından geldik. Bunu unutmayalım diye bir Mustafa Kemal filmi çekmek istiyorum. Tabii bir de başka ülkelerde Mustafa Kemal’le ilgili bir çok spekülasyondan dolayı da”.

Yorum (yok) Yorum yaz!